Türkçe

Konuşmacı Kimliğinin Saptanması (Voice Identification)

 

Bir ses kaydında geçen belirli bir sesin belirli bir kişi tarafından konuşulma olasılığı ile ilgili bulgular ortaya koyma amacıyla yapılan sesbilimsel uzmanlıktır. Adli sesbilimcilerin üzerinde çalıştıkları ana konudur. Dünyanın birçok ülkesinde adli davaların %70’i konuşmacı tanıma üzerinedir.


            Suça konu olmuş kayıttaki bilinmeyen kişinin ses kaydı ile (gizli ses kayıtları, telefon dinleme) şüphelinin bilinen ses kaydı (polis sorgusu) karşılaştırılırKonuşmacı tanıma işlemi dünyada üç farklı yöntemle gerçekleştirilir. Bunlar;

 

(1)      Sesizi yöntemi,

(2)      Otomatik konuşmacı tanıma yöntemi

(3)      Sesbilimsel-akustik yöntemdir


 

            (1) Sesizi yöntemi: dünyanın bazı ülkelerinde uygulanmasına rağmen günümüz akademik dünyasında geçerliliğini çoktan yitirmiştir, tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Bunun nedeni konuşmanın sadece kişiye özel değil; her konuşma davranışının kendine göre özgün olmasıdır.

Konuşmadaki hiçbir özelliğin sürekliliği yoktur. Bir kişinin sesi kendi içersinde çok fazla değişkenlik gösterebilir. Örneğin, fısıldama, bağırma, soğuk algınlığı, duygusal durum, alkol ve uyuşturucu kullanımı kişinin sesinde değişikliğe sebep olabilen önemli faktörlerden olduğu gibi, kayıt türü (telefon, dijital) de kişinin sesinde önemli değişikliklere sebep olmaktadır.

 

(2) Otomatik konuşmacı tanıma sistemlerinde ise, karmaşık akustik sinyaller matematiksel bir modele dönüştürülmüştür. Çok soyuttur ve bireysel sesbilimsel verilerle doğrudan alakalı değildir. Bilgisayar referans modellerle yeni ses örneğinin karşılaştırmasını yapar ve sonuca kendi matematiksel sistemi içersinde ulaşır. Çok başarılı sonuçlar veren otomatik konuşmacı tanıma sistemleri bulunmaktadır fakat bütün bu sistemler laboratuar ortamında alınmış temiz kayıtlar üzerinden işlem yapmaktadır. Halbuki bilindiği gibi adli davalara konu olan ses kayıtları genellikle anlaşılması zor, kötü olarak tabir edilebilecek düzeydeki kayıtlardır. Bu nedenle bu sistemler henüz tek başlarına kullanılabilecek kadar güvenilir değildirler

 

(3) Sesbilimsel-akustik yöntem ise günümüzde en güvenilir yöntemdir. Konuşma bütün bileşenleriyle incelenir: sözdizimi, kelime kullanımı, sesbilim, akustik, vurgu, tonlama, ritim vs.

 

Konuşmacı tanıma sürecinde;  

• Kayıtlardaki ilgili bütün sesbilimsel ve dilbilimsel veriler analiz edilir. 

 

• Analiz işitsel (auditory) ve akustiktir. 

 

• Bilinen konuşmacının özellikleriyle (B) bilinmeyen konuşmacının özellikleri (X) benzerlikleri ve farklılıkları değerlendirmek için karşılaştırılır.

 

• Kayıtların birbiriyle olan tutarlılığı tanımlanır.

 

• Tutarlılığı sağlayan öğelerin toplumun diğer bireylerine kıyasla ne kadar ayırt edici olduğu belirlenir ve toplumda fazla görülmeyen özellikler üzerinde durulur. En iyi özellik, kişiler arasında büyük farklılıklar gösteren ama kendi içerisinde az oranda değişkenlik gösterendir. 

 

• Tek bir özellik bir kişiyi tanımlamada yeterli olmaz. İncelenen özellikler kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Her bir davada onlarca bileşen incelenmektedir. 

 

• Konuşmanın karmaşık yapısı nedeniyle tanımlama süreci genellikle kanıt yerine ölçümlü bir değerlendirme raporu olarak sonuçlanır. 

 

İdeal olan sesbilimsel bir öğeyi parmak izi ya da DNA profili kesinliğinde tanımlayabilmektir ama ne yazık ki böyle bir durumdan bahsetmek mümkün değildir. Ne kadar da bir kişinin konuşmasını diğer bireylerden ayırabilecek yeterlilikte tek bir karakteristik özellik olmasa da, bazı özelliklerin kullanımı nispeten başarılı tanımlamalara altyapı oluşturmaktadır.

 

Sonuç olara; kanıt olarak ses kaydı üzerinde konuşmacı tanımaya yönelik yapılan incelemeler her zaman destekleyici diğer delillerle birlikte kullanılmalıdır.

 

 

27/09/2020 Gün Ortalama:61  Bugün 8 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.237.183.249