Türkçe

Ses Kayıtlarının Hukuki Geçerliliği

Ceza yargılamasında amaç maddi gerçeğe ulaşmak olduğundan,  delil serbestîsi ve vicdani delil sistemi kabul edilmiştir.

 

Buna göre bir ceza davasında kural olarak usulüne uygun olarak elde edilen her şey delil olabilmektedir (CMK m. 217/2) ve yargıç, bu delilleri vicdani kanaatine göre takdir eder (AY m. 138/1, CMK m. 217/1 c.2).

 

Ancak gerek hukuk devletinin gerekse Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrası gereği bu takdir yetkisi, hukuk kurallarının çizdiği çerçevede ve keyfilikten uzak biçimde kul­lanılmak zorundadır.[1]

 

Dolayısıyla usulüne uygun elde edilmiş ses kayıtları delil olarak kullanılabilir.

 

Burada ki sorun hangi inceleme sonucunun birincil ve ikincil nitelikli olarak değerlendirileceğidir.

 

Sonuçları tespite (bilimsel olarak tekrarlanabilir) dayalı olan incelemeler birincil delil (DNA, balistik, kimya), sonucu kanaate (sonuçları uzmana göre değişiklik gösterebilen) dayalı olan incelemelerde ikincil delil niteliğinde değerlendirilmelidir.



[1] Nurullah Kunter – Feridun Yenisey – Ayşe Nuhoğlu, Muhakeme Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta, 18. Bası, İstanbul, 2010, s. 1327; Yener Ünver – Hakan Hakeri, Ceza Muhakemesi Hukuku, Adalet, 4. Bası, Ankara, 2011, s. 634.  

 

 

 

 

27/09/2020 Gün Ortalama:61  Bugün 8 Ziyaret var  Sitede 1 kişi var  IP:54.237.183.249